Bu siteyi, herşeyden önce yemek yapmaktan keyif aldığım, gece yarısı bile kalkıp yemek yapacak kadar yemek yapmayı sevdiğim için kurdum. Yemek yaparken, her şeyi hatta kendimi bile unuttuğum için kurdum. Yemek yapma konusunda kendimi geliştireyim diye kurdum. Bu alemde benim de adım olsun diye kurdum… Benim gibi yemek yapmayı sevenler için kurdum. Stres atmak için yemek yapan, yemek sitelerinde saatlerini harcayan, tariflerini cicili bicili sayfalara not edenler için kurdum. Bildiğim birkaç püf noktası varsa paylaşayım diye kurdum. “Bugün ne pişirsem” sorununa bi nebze çözüm olsun diye kurdum. Yaptığım yemek tariflerini eşe dosta buradan yollayım diye kurdum. Sık sık çağırdığım misafirlerime hazırladığım sofraları herkesle paylaşayım diye kurdum. Ve son olarak….Yemek sitesi kurmamı bekleyen ve beni yüreklendiren tüm dostlarım için kurdum. Bir kaçını bile başarabilirsem ne mutlu bana…

6 Mart 2011

Sebze Çorbası ve Bir Rica :))

Blogger kapandıktan sonraki ilk gönderim bu. Kaç kişi okuyacak bilmiyorum ama ben yine de buradan devam edeceğim bi süre daha. Aslında blogu wordpresse taşıdım ama kullanamadım kendisini. Bir internet sitesi adı satın alıp iki blogumu da taşımayı düşünüyorum. O zamana kadar burdan devam... Beni okuyanlar bana yorum bırakabilir ya da mail atabililerse sevinirim, merak ediyorum bakalım artık kaç kişi kalmış sesimi duyan :))

Gelelim çorbaya...

Malzemeler:
1 küçük kereviz
1 orta boy patates
1 orta boy kabak
1 orta boy havuç
1 avuç maydonoz
1 tatlı kaşığı salça
2 yemek kaşığı mısır unu ya da normal un
5 su bardağı su
sıvıyağ
tuz, kırmızıbiber, karabiber
yarım bardak süt (isteğe bağlı)

Hazırlanışı:
Sebzeleri rendeleyin ya da küçük küçük doğrayın. Un ve süt hariç tüm malzemeyi suya ilave edin. Sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Sebzeler pişince mısır ununu ve sütü ilave edip kaşıkla karıştırın. 5-10 dakika daha pişirin. İndirmeden önce blenderdan geçirerek topak kalmasını engelleyin. Servis ederken üzerine kızdırılmış biberli yağ gezdirin. Afiyet olsun...

23 Şubat 2011

Kahvaltı İçin Değişik Bİr Öneri: Sucuk İçi

Eşim artık akşamları yemek yemediğinden ben de doğru düzgün yemek yapmıyorum. O yüzden de bloga yeni bir deneme koyamıyorum :( Aslında elimde farklı zamanlarda çekilmiş yemek daveti resimlerim var ama bugün değişik bir şey yapasım geldi. Arkadaşımın bizi geçen ay çağırdığı kahvaltıda yediğimiz "sucuk içi"ni yayınlamaya karar verdim. Gerçi içine tam olarak ne konuyor bilmiyorum. Bol baharatlı Kayseriye has bir lezzet sucuk içi. Bana biraz baharatı fazla geldi ama denemenizi tavsiye ederim yine de. İnternette arattım, bari bulduğum tariflere link vereyim diye. O da olmadı yemek bloglarında yok, ya da ben rastlamadım ama bazı internet sitelerinde var. Artık aratıp hangisi hoşunuza giderse onu yapmak size kalmış. Benden size kahvaltılar için değişik öneri...


18 Şubat 2011

Perişan Kurabiye

80lerin kurabiyesi "Perişan". Sadece bizim evde mi unutuldu yoksa herkesin mutfağından mı çıktı artık bilmiyorum. Ama son 10 yıldır bir kez yapıldığını hatırlıyorum bizim evde. Ben de evelsi gün nerden aklıma düştü bilmem annemden aldım tarifini, yaptım. Kolay bir tarif. Az pişirir ve hemen kapalı bir kaba alırsanız yumuşak oluyor. Ben yarım ölçüyle yaptım seyrek koyulmuş şekilde bir tepsi çıktı.

Malzemeler:
2 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket margarin (oda sıcaklığında)
1 çay bardağı yoğurt
6 su bardağı un
1,5 su bardağı şeker
kabartma tozu

Hazırlanışı:
Bir kabın içine unu koyun. Oda sıcaklığında hafif yumuşamış margarini fındık gibi dilimleyin. Margarin ve unu iki avucunuzu ovuşturarak ezin. Böylece tüm margarin pütür kalmayacak şekilde una yedirilecek. Daha sonra sıvı yağı ve yoğurdu ekleyin. Diğer yanda şeker ve yumurtayı çırpıp karışıma ekleyin. Kabartma tozunu da ekleyin. İyice yoğurun. Fırın kağıdı yayılmış tepsiye hamurdan ceviz kadar parçalar koparıp şekil vermeden dizin. 170 derecede pişirin. Fazla kızarmadan fırından alın. Afiyet olsun...